31 Mayıs 2012 Perşembe

two steps or more

Şimdiye kadar olabildiğinin tamamına bakarken, kaldırımındakileri bir bir ellerinden tutup karşına geçir. Gördüğüne doyana kadar seyret; birazdan ardına sarhoşlar, fahişeler, yolsuzlar dolacak.
İyice bak yüzüne, gerçeğinden tamamen uzak ve ona üç adım yakın.
Çünkü o, sana yaptığı gibi, karşısında durup hep birilerine hazırlananları kendine hazırlamadı.
İşlediğin günahların kayıtlarının sevaplarınla örtüşmediğini, 
Sana aksin yansıtacak.
Senden kişisel talihini emenler, başı göğsündeyken, unutuşlarını, doyumlarını, bakirliğini geri çağırırken,
Üç adımlık sana bir kahkaha at, yüzüne yabancılaşırken içinin sakinlerini çınlat. 
Salonda bir kapak kızıyla onlarca parçasının arasında sıkışan kayıtlar kahkahan kesilene kadar ayaklarının dibinde belirecek diye korka korka boy aynasından kaçtığın yılların hıncını,
Göz ucuyla üç adımla çıkart.

17 Mayıs 2012 Perşembe

kehf

Semadan karanlığa açılan dar bir tünel, göğün çerh katından bir baş üstüne çıkar. Kadınları nar tanelerinden göğüsleriyle binlerce kızına kan emzirir orada, erkekleri buz derilerini ipek çarşaflarla örter. Kadınlar kuytularına erkekleri sokmaz, pençeleriyle gönül çukurlarına yatırdıkları kızlarını savunur erlerinden. Erkekleri kızlarının çukurlarına sırnaşır, tadılmamışların bakir kokularıyla cezbolurlar. Tadanlar cezblerinin kefaretini ahlarla öder. Kefaret göğün bir baş üstünden sarkıp, bin kat altından fersah fersah uzaktaki akıl erdiremeyenlerin âhlarını dinleyerek çekilir. Âha kulak verenler, ipek çarşafından sıyrılır, tenlerini eritir, yeryüzüne akıtır. Kadınlar kızlarının kaderlerini ahlardan yazar, erkekler kadere edilen ahları yüklenir, kuytuya taşır, kızlar çağlayanlardan ahları emer, olgunlaşır. Tadılmayı bekleyenler gün ağarana dek yecücle mecücün gogunu okur. Semanın ışığı çarha vurmaz. Tadılmayanlar satır satır kör eder kendilerini. Dokuz kat duvar, yıkılmaya yüz tutana kadar kadınları, kızları, körleri, erleri akıl ermezlerin bir baş üstünde tutar. Yıkılınca yedi kat üstten oluk oluk kan çağıldayacağını akıl ermezler bilmez. Bilseler, onlara akıl ermez denmez.

14 Mayıs 2012 Pazartesi

emir kipim

"Proto Türkçe devresinde, 1. teklik şahıs zamirine emir çekim kipi uygulanırdı. Ek, Sami ve Hint Avrupa dil aileleriyle etkileşim sonucu işlekliğini kaybetmiştir."


'Men erür men'i aldılar, mene emir verdiler. Kendime söz geçirtmez oldular, kullanımım alanlandı. Semantik, özbenime el uzattı.



11 Mayıs 2012 Cuma

demonstration par l'absurde

İşbu, yok bilinenin mevcut olmadığını kanıtlama çabasıdır, debelenmedir, yokluğun çekilmez yoksunluğudur. Olanı olmazlamaların nafile uğraşıdır, görmezliktir. Görmezliğe katlanmaktır, görmezlikle katlanmaktır. Olana ergi korkusudur, olmayanda ısrardır, olmadığında ısrar, olduğunu inkar, olmadığına ispattır.