21 Eylül 2009 Pazartesi

kalan

Antep sofrasına misafir bir akşamın ardından Adana şalgamıyla boğuldu rakı. Oysa ne serde Anteplilik var ne kanda Anadolu. Rakıya samimi özürler iletildi. Ama bu sis ya genze biriken acıyla dağılacaktı ya sabaha baygın varılacaktı. Ve bir çift gayr-ı resmi kelam perdeyi kapadı masaya selam edip tavanda biriken dumana karışarak, bir dahaki akşam üstüne çöreklenecek müdavimleri göz ucuyla kestirip şafak saymak üzere. Konuşulanlar masaya kaldı, masada kaldı, havada kaldı. Havada asılı kaldı.

5 Eylül 2009 Cumartesi

i need some sleep

Soğuk yatağa her girdiğimde, tütsülü yorgan ayaklarıma dolanır. Kışlık kefenin hışırtıları boğar uykulu nefesimi. Yastığın dünden kalma kokusu siner yine boynuma. Sabah kimi gecede bırakıp uyandıysam, ayı avuçlarıma alıp koşarım onun olduğu yere doğru. Boynuma suçluluk sızar ve içine çeker özürlerimi yaklaşmakta olduğum. Gergin dudakları titreten kinle çok gece yüzleşirim, avcumdaki ayışığının etrafında. Ellerim saatler sonra yatağın iki yanına düşer, tuttuklarından mahrum. Aksi gözlerim açılır, bir dahaki randevuya kadar kendine unutturması gereken tutsakla vuslatına kalan onlarca dakikayı hesaplatır alelacele bana.

2 Eylül 2009 Çarşamba

Lomboz

Kısık gözkapaklarının ardından bak bana.
Gözlerinle aradığın cevabı görmezden gelmek için bir bahanem olsun.
Gözlüklerin örtsün saklayamadığım ayıplarımı,
Ve zihnin sana camlarına yansıyan muammalar için yeni sorular sorsun.