18 Ocak 2009 Pazar

Dies Solis

El ayak çekildiğinde sessizliğin kokusunu yalnız siz alabilirsiniz. Kaldırımların ıssızlığı sadece sizin burun deliklerinize dolar. Çıkmaya başlarsınız kuytularınızdan kıvrılarak. Herbir ayağınız birbirine saygıyla yol verir ve yeryüzünde nefes alıp veren her canlı, yürürkenki zerafetinizden yoksundur. Kopkoyu sokaklarda ahenkle salınışınızı izlemekten çekiniriz biz. Ayın şavkı kafi gelmez kendimizi güvende hissetmeye. Güneşi arkamıza alıp olduğumuzdan yüce görünürüz. Gün batana dek sürer çünkü hükmümüz. Ay, gecenin devrimini müjdeler zifiri karanlığa. Olan bitene karşı tepkisiz duruşunuz, her gün oynatılan tanıdık bir filmin bedbaht sonuna yüzlerce kez tanık olduğunuz ve bu finale asla müdahale edemeyeceğinizdendir. Bizim gün ışığında bile görmekten aciz olduklarımızı siz zifirde sezersiniz. Sezgilerinizin kesinliği bildiklerimizin muğlaklığıyla alay eder durur. Işığın aceleciliğidir hünkarınızın sorunu. Tan ağartısı getirir hükümdarlığınızın sonunu.

3 yorum:

Meyzen Hanım dedi ki...

öncelikle tipik yeraltı, kaybeden şeysi olmamış, çünkü bildiğin üzere oralarda hep gecedir; sokağın pis çocuklarının hüküm zamanı. alışılanın dışında olması enfes olmuş.
"her bir ayağınız birbirine saygıyla yol verir" bu da bir hayli leziz bir benzetme olmuş.

~slartifarbart dedi ki...

ortalıkta olmasanız da; siz olmasanız meyzen hanımcığım, sizin de yorumlarınız olmasa..

Meyzen Hanım dedi ki...

döneceğim ortalıklara az kaldı.
yorumlarıma gelince; aman efenim ne demek, benimkiler naçizane bir okurun yazarına yorumlarını söyleyebilmesinin sevincidir.
hadi bakalım genç zihin, güçlü beden, yaşlı ruh...